Sosyal medya ve spor, birbirlerini destekleyen ve avantajlarından faydalanan bir yapıya sahiptir. Sosyal medyanın spor ile ilişkisi, oyuncu, antrenör, seyirci, gazeteci vb. birçok aktörü farklı etkilemektedir.

Sosyal medyanın spor iletişiminde en belirgin rolü; spor izleyicisinin, takipçisinin, taraftarının ve/veya fanatiklerinin, en sevdikleri sporcularla sosyal medyayla buluşması, en yeni haberlerinin izlenmesi, yorumların yayınlanması, sporcularla veya yöneticilerle etkileşim kurulması ve diğer hayranlarla hissedilen coşkunun paylaşılması olarak özetlenebilir.

Sporcular, takımlar ve izleyiciler, diğer geleneksel spor iletişim ortamları tarafından sunulamayan bir şekilde büyük sosyal medya web sitelerini kullanarak birbirleriyle eşsiz şekilde iletişim kurma imkanını yaşamaktadırlar.

‘SOSYAL MEDYA TARAFTARI’

Günümüzde artık yeni taraftar kitlesi “sosyal medya taraftarı” olarak anılmaktadır. Günümüzde, elit sporcular, sosyal medyayı kendilerini tanıtma ve markalaşma sürecinde bir araç olarak ve içerik platformu olarak kullanmaktadır.

Böylelikle, elit sporcuların takipçileri sosyal medya sayesinde, yakından izledikleri sporcuların mesleki ve kişisel yaşamlarının arka planında olup bitenlerden haberdar olmaktadır.

Nielsen/NetRatings tarafından ABD’de yapılan araştırmanın sonuçlarına göre; çevrimiçi spor izleyici kitlesinin % 58.18’i erkek, % 41.82’si kadınlardan oluşmaktadır.

Erkek taraftar, sportif iletişim için sosyal ağları kadın fanlarından daha etkin kullanmaktadır. Erkek ve kız çocuklarının sosyal medya kullanma eğilimleri incelendiğinde; erkeklerin çoğunluğu için, futbol, tenis, basketbol ve yüzme gibi popüler sporlara daha fazla ilgi gösterdikleri; buna kıyasla kızların kort tenisini, futbol ve atletizm gibi spor branşlarına daha ilgili oldukları gözlenmiştir.

Üniversite sosyal medya izleyicileri üzerine yapılan bir çalışmada NCAA Futbol okulunun hayranları arasındaki demografik kullanım eğilimlerini incelendiğinde, genç kullanıcıların, yaşlı kullanıcılardan önemli ölçüde daha fazla sosyal medya kullandıkları gözlenmiştir.

Daha eski kulüp üyeleri arasında gazeteler gibi geleneksel medyanın kullanımı anlamlı derecede daha yüksek gerçekleşmiştir. Sosyal medya aynı zamanda spor takımlarının taraftarlarıyla doğrudan iletişim kurmasına aracı olmaktadır.

Kuzey Amerika’da yapılan bir çalışmada, İstisnasız olarak, tüm profesyonel spor takımlarının taraftarlarıyla iletişim kurmak için sosyal medya kullandıkları vurgulanmıştır. Amerika’da Ulusal Basketbol Birliği takımlarında Los Angeles Lakers’ın 104 milyondan fazla takipçisiyle iletişimi bulunmaktadır.

SPORCULARIN TERCİHİ TWITTER

Diğer taraftan sporcular da kişisel hayatlarını anlatmak için Twitter’ı kullanmayı tercih etmektedir. Sporcular, günlük hayatlarında görüntü kesitleri sunarak doğrudan fanlarıyla sohbet etmektedir.

Twitter’daki doğrudan konuşmalar, sporcular ve hayranlar arasında parasosyal bir etkileşim önermektedir. Bir başka ifade ile Twitter aracılığı ile sürekli bağlantı kuran taraftar bir süre sonra takip ettiği sporcuların duygu ve düşüncelerini aynen benimser ve onları yakın birer arkadaş olarak görme eğilimine girerler.

Sosyal medya, taraftarların kendi aralarındaki iletişimin gelişmesine ve taraftarlık duygusunun gelişmesine katkı sağlamaktadır.

Üniversite öğrencileri arasında yapılan bir çalışmada; sosyal medyada spor olaylarıyla ilgili paylaşımda bulunmak ve yorum yapmak, kampus yaşamında aidiyet duygusunun gelişmesine ve memnuniyetin artmasına neden olabildiği sonucuna ulaşılmıştır.

Taraftarların, sosyal medyanın hangi araçlarını kullanacağı, talep ettikleri bilginin çeşidine göre değişiklik göstermektedir. Kanada futbol liginde yapılan bir çalışmada, Twitter ve Facebook’un kulüpler tarafından baskın sosyal medya araçları olarak etkin bir şekilde kullanıldığı vurgulanmış; Bununla birlikte, Twitter’ın taraftarlarla haber paylaşımı amacıyla Facebook’tan daha sıklıkla kullanıldığı, Facebook’un ise bir web sitesi gibi daha çok genel bilgilendirme amacıyla kullanıldığını ifade edilmiştir.

KULÜPLER, FACEBOOK ARACILIĞI İLE GÖRÜŞ ALIŞVERİŞİNDE BULUNUYOR

Kulüplerin Facebook sayfaları taraftarların bir içerik hakkında tartışma yapmak, görüş alışverişi yapmak için tercih ederken, Twitter ise daha sıklıkla bir haberin hızlı paylaşımı için daha çok tercih edilmektedir. Anlık iletiler, canlı olayların paylaşımında Twitter en önemli sosyal medya platformudur.

2014 yılında Brezilya’da yapılan FIFA Dünya Kupasında Cristiano Ronaldo’yu Twitter ortamında 26.5 milyon takipçi izlemiştir. Brezilya’nın başarılı kulüplerinden Corinthians’un Şubat 2017 verilerine göre, 17.98 milyon sosyal medya takipçisi bulunmaktadır.

Yapılan bir başka çalışmada da Twitter üzerinde en çok hesap açılan spor organizasyonu araştırılmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre Amerika Birleşik Devlerinde yapılan Super Bowl XLIX müsabakasında 16.13 milyon yeni hesap açılmıştır.

2016 Rio olimpiyatlarında İngiltere halkının hangi spor disiplinline daha fazla sosyal medya aracılığı ile katılım yaptığını araştıran bir çalışmada, kuleden atlama yarışmaları, ‘110.605’ tweet ile ilk sırada yer almıştır.

Diğer taraftan; spor medyası sporun tüketilmesinin küresel hale gelmesine katkı sağlamayı sürdürmekte ve bu endüstrinin gelişmesine katkı sağlamaktadır.

EN ETKİN PAZARLAMA PLATFORMU

Sosyal medya, özünde iletişim aracı olarak görülse de artık spor endüstrisinin en etkin pazarlama platformlarından birisi haline gelmiştir. Sosyal medya ürünlerin pazarlanması ve geniş kitlelere ulaştırılması maksadıyla etkin bir araç olarak kullanılmaktadır.

Rio Olimpiyatlarında, sosyal medyanın katkısıyla büyük yayın kuruluşlarından NBC’ nin reklam satış hacmi %20’lik artış göstermiştir.

Arazi koşuları, yüzme organizasyonları, maraton vb. yerel kuruluşların yaptığı uluslararası spor organizasyonların tanıtımları Facebook, Twitter ve Youtube gibi favori sosyal medya ağları vasıtasıyla yapılmaktadır. Böylelikle yapılacak organizasyonun büyük bir kitle tarafından fark edilmesine ve tanıtım maliyetlerinin en az seviyede oluşmasına katkı sağlamaktadır.

Utah Üniversitesi futbol takımı, 2008 yılında satamadığı 500 biletini, Facebook aracılığı ile 15 bin taraftarıyla bağlantı kurarak çok kısa sürede satmıştır.

NBA kulüplerinin (30 kulüp) sosyal medyayı kullanma eğilimlerinin incelendiği bir çalışmada; kulüpler sosyal medyada sıklıkla kulüpleri, oyunları ve sporcuları hakkında bilgileri paylaştıkları; ayrıca, Twitter’ı müsabaka biletlerini ve diğer markalı ürünleri tanıtmak için birincil araç olarak kullanmışlardır.

Londra 2012 Yaz Olimpiyatları, yayıncı kuruluş National Broadcasting Company (NBC) tarafından gerçek zamanlı olarak Facebook üzerinden yayınlamış ve kullanıcılar Facebook üzerinden yorumları takip etmiştir. NBC’nin Facebook ile yapmış olduğu bu iş birliği; oyunları Facebook ile takip eden kullanıcılarının, 2008 yaz olimpiyatları sırasında 100 milyon civarında seyrederken, 2012’de 900 milyona çıkmasına neden olmuştur.

YAZILI SPOR MEDYASININ İŞİ ZORLAŞIYOR

Sosyal medyanın spor alanındaki en önemli yapısal değişikliklerinden birisi klasik spor haberciliğinde yaşanmaktadır. Öyle ki, yazılı medya spor haberciliğinde sosyal medyayı takip etmeye başlamıştır. Sosyal medyanın genç haberciler arasında sık kullanıyor olması yakın gelecekte yazılı spor medyasının giderek etkisinin azalacağını göstermektedir.

Sosyal medyanın en çarpıcı olumlu etkilerinden birisi de sosyal medya kullanıcıların spor yapma arzularında artış yaşanmasıdır. Gelişen ve ucuzlayan teknoloji sayesinde giyilebilir akıllı cihazların kullanımı yaygınlaşmıştır. Bu cihazlar ile sosyal medya ulaşmak çok kolay olmakta ve spor yapmaya özendirici birçok yazılım kullanılmaktadır.

Kullanıcılar, yapmış oldukları düzenli egzersizleri sosyal medya platformlarında paylaşmakta ve bir sonraki egzersiz için hedefler belirlemektedir. Diğer taraftan sosyal medya sayesinde kullanıcılar iştirak etmek istedikleri bütün spor organizasyonlarından haberdar olmaktadır.

ORGANİZASYONLARA KATILIM ARTIYOR

Spor organizatörleri de halkla iletişim için sosyal medyayı aktif kullanmaktadır. Bu sayede her geçen gün organizasyonlara katılım ve egzersiz yapan birey sayısı artmaktadır.

Sosyal medyanın spor alanındaki olumlu etkilerinin yanında olumsuz etkilerde gözlenmektedir. Bu etkilerin başında sosyal medya ile inşa edilen fit olabilme, daha güzel görünme vb. sosyal imaj arzusunun, bireyin geleneksel beden imajı ile çelişkiler oluşturmasıdır.

Batı kültürüne uygun beden imajının sosyal medya ortamında geniş coğrafyalara yayılması, daha gelenekçi toplumlarda da arzu edilmesi sosyal medya takipçisi bir ikilem oluşturmaktadır. Özellikle sosyal medyada fitness fotoğraflarını takip eden kadınların, o fotoğraflarda sunulan imajlara ulaşmak için aşırı kilo verme davranışı gösterme eğilimlerinde artış olmaktadır.

Ayrıca sosyal medya ilk izlenimin önemi yüksek olduğundan, gerçek görüntüsünün yerine, daha fit ancak gerçek olmayan vücut görüntüsü kullanan bireylerin sosyal medyayı kullanma konusunda olumsuz duygu durumu yaşamalarına neden olmaktadır.

SPORCULARIN PERFORMANSINI ETKİLİYOR

Sosyal medyanın sık kullanılması, sporcularda özellikle sosyal kaygı ve spor/performans kaygısında artışa neden olabilmektedir. Sporcuların, müsabakanın hemen öncesinde ve müsabaka sürecinde sosyal medya kullanmaları; onların daha kaygılı olmalarına ve performanslarının arzu edilen şekilde gerçekleşmemesine neden olmaktadır.

Avustralyalı yüzücü Emily Seebohm’un, 100 metre sırtüstü finalini kazanması bekleniyordu, ancak gümüş madalya kazandı. Yarışın ardından Seebohm gümüş madalya ile yıkıldı ve “Bilmiyorum, sadece sosyal medyadan kurtulamadığımı ve kendi kafamın içine girmediğimi hissettim” şeklindeki ifadesi ile sosyal medyadan kendini alamadığı ve yeterince performansına odaklanamadığını ifade etmiştir.

Sporcuların, müsabakanın hemen öncesinde ve müsabaka sürecinde Facebook’u kullanma davranışlarının gözlendiği bir çalışmada; sporcuların %31,9’nun bir yarışma sırasında Facebook’u kullandığı ve %68,1’inin ise yarışmadan 2 saat öncesinde Facebook’a girdiği ifade edilmiştir.

Çalışma sonuçlarına göre müsabaka/rekabet öncesi Facebook’ta harcanan zaman ile kaygı ve konsantrasyonun bozulması bileşeni ile anlamlı (ve pozitif) korelasyon olduğu bulunmuştur. Yarışmadan 2 saat önce veya sonrasında Facebook’a girmenin, sporcuların psikolojik hazırlıklarına olumsuz etki yaratacağı ve kaygı/endişe seviyelerinin artmasına neden olacağı söylenebilir.

Sosyal medyanın her yerden ulaşılabilir olması, performans sonrası yoğun duygu durumu yaşayan sporcuların ve yöneticilerin düşüncelerini ilk akıllarına geldikleri şekilde paylaşmalarına olanak tanımaktadır.

Sporcuların yoğun duygu altında yaptıkları bu yorumlar genellikle sağlıklı olmamaktadır. Dallas Mavericks’in sahibi Mark Cuban, heyecanla oynanan bir maçtan sonra hakemleri eleştirdiği için 25 bin dolar cezaya çarptırılmıştır.

Amerika’da bazı eyaletlerin devlet üniversite antrenörleri, oyuncularının Twitter’ı kullanmalarını yasaklamıştır. Benzer şekilde Amerika’da bazı kolejlerin atletik departmanı sosyal medyayı benimsemek yerine, atletlerin Twitter mesajlarını kontrol etmek/gözlemlemek için harici izleme şirketlerini istihdam etmiştir.

GELENEKSEL İLETİŞİM ARAÇLARINA İLGİ AZALIYOR

Sosyal medyanın spor alanındaki en önemli olumsuz etkilerinin başında, geleneksel kitle iletişim araçlarına olan ilginin gün geçtikçe azalacak olması gelmektedir.

Spor haberciliğinde ödül kazanmış olan “Joe Dublin” 8 yıl boyunca çalıştığı televizyon haberciliği işinden ayrıldığında, “Artık yerel sporları izlemeye ihtiyacım yok” ifadesi kullanarak; Facebook ve Twitterin hayatımıza girmesiyle artık hiç kimsenin akşam haberlerini beklemek zorunda kalmadığını, takip ettiği takımın canlı skorlarının anında cep telefonuna geldiğini vurgulamıştır.

Twitter’ın artan popülaritesi ve yerel televizyon izleyicilerinin ve yarışmaları sunan spikerlerinin sayısının eşzamanlı düşüşü, yeni yayın aracının (sosyal medyanın) geleneksel yayıncıların yerini alması endişesine yol açmıştır.

Sosyal medyada ilk izlenim, profil resimleri ile gerçekleşmektedir. Bu durumda etkili bir vücut ve görüntü kullanıcılar için önemli hale gelmektedir. Bu durumda, sosyal medyayı sık kullanan bireylerin, vücut görüntüsü gerçekten farklı olduğunda bireylerin sosyal medyayı kullanma konusunda olumsuz duygu durumu yaşayacakları vücut memnuniyetsizliğine neden olacağı ifade edilmiştir.

ABD kadınlarının Pinterest kullanımına ilişkin yapılan bir ankette; fitness fotoğraflarını izleyen ve bu siteyi kendi vücutlarını ile sosyal karşılaştırma yapan kadınların aşırı kilo verme davranışlarına girme olasılığı daha yüksek olduğunu bildirilmiştir.

‘ENTER’ TUŞU HAYATIMIZI ETKİLİYOR

Sosyal medyanın kontrol edilemez bir yapıya sahip olması, yazılanların ‘Enter’ tuşu ile artık yazan kişinin kontrolünden çıkmaktadır.

Özellikle yoğun fiziksel performans sonrasında sporcular; yapmış oldukları yorumlarda, kelimeleri yeterince seçememekte, erken tepki vermekte, bu durum birçok sporcunun ceza almasına ve eleştirilmesine neden olmaktadır.

Ayrıca, spor kulübü ve yönetim çatısı altında faaliyet gösteren sporcuların ve/veya antrenörlerin, yöneticilerin yerine yorum yapmaları veya görüş bildirmeleri, ciddi hiyerarşik sorunların oluşmasına neden olmaktadır.

Sosyal medyanın spor alanındaki belirgin olumsuz etkilerinden birisi de geleneksel iletişim araçlarından olan basılı medyanın giderek takipçilerin ilgisini kaybetmesidir. Bu durum mahalli spor faaliyetlerin gözden kaçmasına, yerel haber kanallarındaki spor programlarının daha az izlenmesine neden olmaktadır.

Kaynak: DergiPark