Antalya’da sona eren Türkiye Spor Turizmi Çalıştayı’nın ardından hazırlanacak ‘Spor Turizmi Stratejisi’ ile ülkemizin bu anlamdaki yol haritası çizilecek. Mevcut durumdan en fazla avantaj sağlayan illerin yanı sıra birçok il, yaptıkları çalışmalarla pastadan pay kapma mücadelesinde yerini almaya hazırlanırken Balıkesir’in sessiz kalması, trenin kaçırılacağına işaret ediyor.

Gençlik ve Spor Bakanlığı, spor turizminde 600 milyar dolarlık küresel pazar fırsatı bulunduğu gerçeğinden hareket ederek, ülkemizin bu pastadan nitelikli pay alabilmesi için spor ve turizm çevreleri ile sivil toplum ve meslek örgütleri ve akademik çevreleri bir araya getirmeye devam ediyor.

ANTALYA HEDEF BÜYÜLTTÜ

Ülkemizde spor turizmi pastasında en büyük payı alan Antalya’da yıllık ortalamada yerli ve yabancı 2 bin futbol takımı kamp yapıyor. Mevcut tesislerine yenilerini ekleyen Antalya, önümüzdeki kış döneminde 2 bin 300 takıma ev sahibi yapmayı planlıyor.

Antalya gibi spor turizminin öncüsü olan Afyonkarahisar, Erzurum ve Bolu da pastadan alınan payın artırılması için hemen her gün yeni bir çaba ortaya konuluyor. Şehirlerin yöneticileri, siyasi, ekonomik ve idari anlamda yön verenleri, üniversite ile sivil toplum kuruluşları, ilgili federasyonlarla temaslarına hız vererek hazırladıkları projelerle rakiplerinin bir adım önünde yer almak için mücadele ediyor.

BALIKESİR’İN EKSİĞİ NE?

Coğrafi yapısı, iklim ve ulaşım şartları ile Türkiye’nin en avantajlı illerinin başında gelen Balıkesir’in bu anlamda geri planda kalması ise anlamsızlığını koruyor.

Diğer iller, mevcut tesislerine ve projelerine her yıl yenilerini ekleyip, hedeflerini büyültürken Balıkesir’de tüm paydaşların bir araya geleceği bir çalıştayın organize edilerek, projelerin masaya yatırılmaması, buna bağlı olarak da hedefsiz kalınması, kaçan balığın büyük olacağına işaret ediyor.

Spor turizmi anlamında ülkemizin yol haritasının belirlenmesinin startının verildiği bu günlerde Balıkesir’in elini çabuk tutması, gece-gündüz demeden ilgili bakanlık ve federasyon yetkilileri ile bir araya gelerek, her anlamda şehrin geleceğine ışık tutacak projeleri hazırlayıp, gerekli destek ve kaynak arayışlarını sonuçlandırıp, “Ben de varım” demesi gerekiyor.

Aksi halde, uzun yıllardır kaçırılan fırsatların arkasından bakıp, zaman zaman hüzünlenen gözlerle efkarlanmanın, dün olmadığı gibi yarın da kimseye faydası olmayacak.