Mevlana’nın “Konuşsam dilim yanar, sussam kalbim” diyerek söze başladığı gibi ben de son günlerine yaklaştığımız Ramazan ayını çok konuşmadan ve yazmadan tamamlamaya çalışıyorum ama konu Balıkesirspor olunca dil susmuyor.

Mübarek Kadir Gecesi’ni yaşadığımız bugün, kırmızı-beyazlı kulübün delegeleri, Olağanüstü Genel Kurul’un gerçekleşmesi amacı ve geçen defanın aksine birilerinin yönetime talip olması umuduyla bir kez daha Karesi Alışveriş Merkezi’nin yolunu tutacak.

Ancak toplantıya 24 saatten daha az bir süre kalmışken, günlerdir devam eden belirsizlik ortamı can sıkmaya devam ediyor.

Yaklaşık bir ay önce başlayan kongre sürecinde zikredilen birkaç isim ve onların yaptığı söylenen çalışmalar boş çıktı. Geriye elle tutulur olarak bir tek eski başkanlardan Rafet Çetinel’in aday olacağı iddiası kaldı.

Onu neticesini de bugün göreceğiz…

Kimseyi zorla başkan veya yönetici yapacak halimiz olmadığı gibi destek olacaksın diye kimsenin başının etini yiyecek halimiz de yok. Buna bağlı olarak dünü dün, bugünü bugün sayan siyasetçilerin söylemlerini de yadırgamamak lazım.

Lakin yadırgamayacak olmamız, sorgulamayacağımız anlamına gelmez…

31 Mart yerel seçimlerinden önce Balıkesirspor’u ziyaret ederek, destek açıklaması yapan, bu niyetini billboardlara yansıtan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz, önce Bandırma’da son olarak da protokolün katıldığı iftarın ardından basın mensuplarıyla yaptığı sohbette topu doğrudan taça attı.

Hatta taça atmakla da kalmadı eskilerin deyimiyle topu dereye vurdu.

Bence’yi çok uzatmamak adına bilinen şeyleri tekrar etmeden takıldığım noktaların altını çizeyim ve Başkan Yücel Yılmaz’ın sorduğu birkaç soruya ben de soruyla karşılık vereyim.

Öncelikle 53 yıllık mazisi olan Balıkesirspor’un daha önce de iyi ve kötü günleri oldu. Şampiyon olup sevindirdiği, küme düşüp üzdüğü günleri yaşadık. Fakat kırmızı-beyazlı kulüp, hiçbir zaman bugün olduğu gibi ekonomik anlamda çıkmazın içinde olmadığını belirtmekte fayda var.

Her ne hikmetse, bu tablonun sorumluları da belediye başkanları tarafından atanan kulüp başkanları oldu ve Balıkesirspor, dibe çakıldı.

Balıkesirspor’da yapılan hataları yapıp, dükkanı kapatan kulüp sayısı o kadar fazla ki saymaya gerek yok. Dün yapıldı, bugün yapılıyor, yarın da yapılacak. Çünkü ülke genelinde futbolu, futbolun dışındakiler yönetiyor.

Başkan Yılmaz, iftar sonrası sohbetinde bazı rakamları da ortaya koyarak, şaibeli harcama iddialarını dile getirmiş. Keşke belediye ile ilgili konuşulan iddiaları da bu kadar rahat konuşabilseydi.

Mesela Sayıştay Raporu’nda tespit edilen usulsüz harcamaları, ihale sürecinden bu tarafa dedikoduların bitmediği Çamlık Projesi’ne ne kadar para harcandığı ve daha ne kadar harcanacağını da anlatabilseydi.

Ya da Avlu Projesi veya BALTOK ile ilgili konuşulanlara da değinebilseydi…

Fazla uzatmadan spora dönecek olursak, Başkan Yılmaz, transfer yapılacaksa Bandırmaspor veya Edremitspor’dan yapılacağını, memleket çocuklarının Balıkesirspor forması giymesi gerektiğini dile getirip, “Balıkesir çocukları kabiliyetsiz mi” diye sormuş.

İyi de son dakika golüyle 2. Lig’de kalmayı başaran Bandırmaspor’da kaç Bandırmalı oyuncu oynuyor? Başkan Yılmaz, Edremitspor’un hangi ligde oynadığını veya kadrosundaki oyuncuların kaçının lejyoner olduğunu biliyor mu?

Bir de “Niye yabancı oyuncu oynuyor” diye sormuş ki yanıtla, yanıtlayabilirsen…

Elliüç yıldır kurumsallaşamadığını iddia ettiği Balıkesirspor’un bu durumu, yanlış yönetim veya hatalı tercihlerin sonucu olabilir.

O zaman ben de Başkan Yılmaz’a sorayım;

2014 yılında kurulan, kuruluşunda ve gelişiminde önemli rol oynadığınız Karesispor Basketbol Takımı’nda kaç Balıkesirli oyuncu oynadı veya oynuyor? Karesispor, neden yabancı oyuncu oynatıyor? Normal sezonun son haftalarında transfer edilen ve iki maçta 21 buçuk dakika forma giyen Daniel Orton, hangi aklın ürünüydü?

Balıkesirspor’un altyapıya yönelememesi, yabancı oyunculara forma giydirmesi hata ise yolun başındaki Karesispor’da aynı hataların yapılmasına neden engel olmadınız?

Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?