TFF 1. Lig mevcut statüsü ile oynanmaya başladığı günden bu tarafa çetin bir mücadeleye sahne oluyor. Ligin zorluğu, ligde yer alan takımların güçleri arasında ciddi farkların bulunmaması, Play-Off’un kattığı heyecan ve takımların birbirleri karşısında aldığı sürpriz sonuçlar, bu ligin keyfini her zaman diri tutuyor.

Bu ligde sürpriz sonuçlar ve sürpriz takımlar, otoriteleri şaşırtmayı başarıyor. Ancak ekonomik sorunları zirvede veya transfer yasağı olan ekipler, takım olmayı beceremeyen şehir, yönetici, teknik adam, oyuncu ve taraftarlar, bugüne kadar böyle bir başarı yakalayamadı.

Bu nedenle, mecburiyet nedeniyle forma giyen genç oyunculardan oluşan Balıkesirspor’un Büyükşehir Belediye Erzurumspor karşısında aldığı galibiyeti ayakta alkışlayabiliriz. Adana Demirspor ve Altay deplasmanında ortaya konan mücadeleyle kendimizi teselli ederiz ama bunlar, sezon sonunda ligde kalmaya yetmez.

Balıkesirspor, gelecek sezon da TFF 1. Lig’de yer almak, borçlarını eritecek gelirden mahrum olmamak ve şehre bu heyecanı yaşatmak istiyorsa, ilk 11’de forma giyecek, oyunun kaderini etkileyecek 3-5 oyuncu transferi ile kadrosunu mutlaka güçlendirmelidir.

Son saatlerine girilen Yaz Transfer Dönemi, tamamlanmadan ve yarın, “Keşke” dememek için Balıkesir’in son bir kez daha ama çok güçlü bir şekilde silkinmesi ve mevcut sorunları çözecek parayı bulup, kurtuluş mücadelesine ortak olması gerekir.

Bu çaba ortaya konulup, transfer tahtası açılıp daha da önemlisi doğru transfer hamleleri yapılabilirse kırmızı-beyazlı kulübün hızla ilerlediği mutlu son ertelenebilir.

Bu yapılmazsa da ‘Şehrin En Önemli Markası’ diyerek atıp-tuttuğumuz, bir kulüp kalmayacak. En azından profesyonel liglerde mücadele edecek bir Balıkesirspor olmayacak. Bugün alkışladığımız, Celal Emir Dede, Kağan Kayalı, Serdar Güncü ve Rahmi Anıl Başaran gibi gençlerin forma giyeceği bir takım da olmayacak.

“Olur” demeyin. Çünkü biz de olduracak kafa yok…

Dün, Balıkesirspor’un yıllarca kötü yönetildiğinden dem vurup, yabancı oyuncu transferlerini eleştirip, “Bizim çocuklar neden oynamıyor” diye soranlar, bugün Karesispor Basketbol Takımı’nın yarışmacı haklarını Balıkesir Büyükşehir Belediyespor’a devir edip, yabancı oyuncu transferi yapıyor.

Kısaca, ‘Ele verir talkını, kendi yutar salkımı’ düşüncesiyle hareket etmeye devam ediyorlar.

Balıkesirspor’a gelince sadece bahane üretip, akıl verenler, konunun öznesi başka kurum, kuruluş, spor kulüpleri veya spor branşları olduğunda bonkör davranma huyundan vazgeçmiyor.

“Huylu, huyundan vazgeçmez” demeyin. Yanlışın karşısında duramıyorsak, huy değiştirtecek sesi çıkarıp, ortalığı ayağa kaldıracak gürültüyü üretemiyorsak, kabahate biz de ortak oluruz.

Doğruya, iyiye ve güzele paydaş olalım ama birileri kendi egosunu tatmin edecek diye yanlışa ortak olmak bize bir şey kazandırmaz. Bizim yazdıklarımız da konuştuklarımız da kişisel tatminden öteye geçmez.

“Vesselam” deyip, yazımı tamamlamayı planlarken aklıma geldi. Karesispor’un eski oyuncularına ve diğer kişilere olan borçları ne olacak? Onlar da Balıkesir Büyükşehir Belediyespor’a mı devir oldu?

Balıkesir Büyükşehir Belediyespor Basketbol Takımı’nda Balıkesir’in çocukları, hadi bilemedin yerli oyuncular forma giyerse “Eyvallah” derim. Ancak bilesiniz ki bizim cebimizden çıkacak veya Balıkesirspor’a çok görülen paralarla yabancı oyuncu transfer edilecekse benim gibi kimsenin rızası yoktur.