Dün, Balıkesirspor’un 2016’dan 2017’ye yaşadığı farklılıkları yazmıştım. Bugün de BEST Balıkesir’i yazalım.

Bundan bir yıl önce BEST Balıkesir’i konuşup, yazarken Türkiye Basketbol Ligi’nden bahsediyorduk. Bu yıl ise Spor Toto Basketbol Süper Ligi’nden, kimilerine göre Avrupa’nın en güçlü takımlarının yer aldığı ligden bahsediyoruz.

BEST Balıkesir, 2016’nın ortasında Balıkesir’e bir ilki yaşattı. Kimsenin şans vermediği BEST Balıkesir, zorlu karşılaşmaların sonunda Tofaş ile birlikte Spor Toto Basketbol Süper Ligi’ne yükselerek, bunu başaran ilk merkez takımı oldu.

Bu büyük başarının ardından beklentiler tavan yapmış olmalı ki sezon sancılı başladı. Neyse ki salon sorunu çabuk çözüldü ve takım, karşılaşmalarını deplasmanda oynamak zorunda kalmadı.

Ama sahada işler istenildiği gibi gitmedi. Üst üste alınan yenilgiler, teknik heyetle birlikte oyuncu kadrosundaki değişiklikleri de peşinde getirdi. Bu doğrultudaki arayışlar henüz sonuçlanmış değil.

Şimdi sezonun ilk yarısının tamamlanması az bir süre varken, BEST Balıkesir’in sadece iki galibiyeti bulunuyor. BEST Balıkesir’in kötü oynadığı maçlar da oldu, iyi oynayıp, sonunu getiremediği maçlar da oldu.

Bunlar her takımın, yenisi olduğu ligde yaşayabileceği şeyler…

Benim anlamadığım ise Mete Babaoğlu gibi deneyimli bir teknik adamın daha ilk karşılaşmaların ardından Play-Off hedefinden bahsetmesi oldu.

Bu durumu daha önce Balıkesirspor’da da yaşamıştık. Balıkesirspor Spor Toto Süper Lig’e yükseldiğinde dönemin yöneticileri ilk ondan bahsetmişti. Sonunda yaşanan hüsranı hatırlatmaya gerek yok.

Maç kazanılır, kaybedilir. Yeni bir lige çıkılır veya düşülür. Ama her ne olursa olsun hedefler doğru belirlenmeli ve doğru bir şekilde dile getirilmeli.

Aksi halde, ‘Ayaklar yere sağlam basmazsa, baş dik durmaz” sözünün haklılığını ispatlamaya devam ederiz.