Balıkesirspor Tesisleri’nde dün yapılan toplantının mealini yazmadan önce bir fıkra anlatmakta fayda var.

Aksak Timur, Nasreddin Hoca’nın köyüne uğrar. Köylü padişahı layıkıyla ağırlar. Padişah da giderken bu konuk severliğe karşılık; “Köyünüze bir fil hediyem olsun” der ve gider.

Fil bu, zamanla bağ bahçe koymaz her yanı talan eder…

Köylü ne yapsın çaresiz padişahın hediyesi diye ses çıkaramaz. Ancak Hoca’nın kapısını çalıp, “Hocam perişan olduk bizi kurtar. Biz bu file bir şey yapsak padişah kellemizi alır” derler.

Hoca: Benimle gelin padişaha durumu arz edeyim der. Köylüyü arkasına alır huzura çıkar.

Timur: Hoca niye geldin? Filim nasıl? diye sorar.

Hoca: Padişahım, bu filiniz derken bir bakar korkudan arkasında kimse kalmamış herkes kaçmış.

Padişah: Eeeee ne olmuş file?

Hoca: Padişahım hediyeniz olan filden çok memnun kaldık. Yalnız kalıyor, bir tane daha istiyoruz.

İsterseniz, gözlerini kapatın ve fıkrayı bir kez daha okuyun. Bu esnada Balıkesirspor’un içerisinde bulunduğu durumu hatırlayıp, Aksak Timur’un veya Nasreddin Hoca’nın yerine kimi koyacağınıza karar verin.

Dileyen fil rolü için de isim seçebilir…

Sizi bunları düşünürken, ben dünkü toplantıya döneyim ve yapılan destek çağrısını ‘BENCE’ değerlendireyim;

Şehri yöneten Balıkesir Valisi Ersin Yazıcı ve Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz’ın söylemlerinden yola çıkarak, Balıkesirspor’un ekonomik sorunlarının çözümü ve kulübe kalıcı gelir kaynaklarını kazandırılması için her türlü tasarrufa hazır olduklarını söyleyebilirim.

Başka bir deyişle bu yolda Nasreddin Hoca olmaktan çekinmeyip, taşın altına bedenlerini koyacaklarının sinyalini net bir şekilde verdiler. Ancak onlar da tecrübelerine dayanarak, gün geldiğinde ve arkalarına bakma ihtiyacı hissettiklerinde Nasreddin Hoca gibi derin bir boşlukla karşılaşmak istemiyor.

Bunun için de Balıkesir’i ve Balıkesirspor’u sevenlerin, konuşmak yerine icraat da yapabileceğini görmek, şehrin gücünü şimdiden hissetmek istiyorlar.

Çok da haksız değiller…

Laf başı geldiğinde herkes, “Eskişehirspor taraftarı şöyle takımını sahipleniyor, böyle destek oluyor” diye anlatıyor. Es-Es taraftarının yaptığı doğru ve övgüye değerdir. Aslında her takım taraftarının, bu aidiyet duygusuna sahip olması gerekir ki övülenlerin sayısı artsın.

Balıkesirspor için ise gün, bugündür…

Şimdi laf yerine iş, eleştiri yerine özveri zamanıdır. Geriye dönüp, ‘keşke’lere kafa yormanın zamanı çoktan geçti.

Zaman zaman, benim de yaptığım gibi kıymetlimiz olan Balıkesirspor’un üvey baba elindeki evlat muamelesi gördüğünü düşünebilirsiniz ama bu, sizin sevdiğinizi görmezden gelmenizi gerektirmez. Bilesiniz ki arkanızı döneceğiniz çocuk, kötü yola düşecek ama bu çocuk, her şart altında sizin evladınız olacak.

Daha öncekileri olduğu gibi dün yapılan toplantıyı da yakından takip ve olup biteni merak eden Andrija Vukovic ile Tomislav Glumac’ın gösterdiği ilgiyi, Balıkesirli ve Balıkesirsporlu olduğunu söyleyenler de gösterse sorun kökten çözülür.

Denemeye ve ispatlamaya varsanız, işte fırsat…