Maçtan önce Ümraniyespor Teknik Sorumlusu Ahmet Taşyürek’in ağzından dökülen “Balıkesirspor, ligde analizi en zor yapılacak takım” sözleri, kendi içerisinde yaşadığı karmaşayı net bir şekilde ortaya koyuyordu.

Nitekim, saha içerisinde de analiz yapmaya vakti olmadı ve maçın başında Foxi Kethevoama’nın golüyle öne geçen Balkes, Tomislav Glumac’ın kafa vuruşuyla farkı ikiye çıkardı. Soyunma odasına da bu avantajla girdi.

Devre arasında Ümraniyespor soyunma odasında neler yaşandı bilmiyorum ama Balkes’in aslan yürekleri, İstanbulspor karşısında olduğu gibi Balıkesirspor maçının ikinci bölümüne de çok hızlı başlayan konuk takımın ateşini söndürmekte zorlanmadı.

Kırmızı-beyazlılar, biraz şanslı olsaydı, ateşi düşen Ümraniyespor, 3’te 3 yaparak liderlik koltuğunda geldiği Balıkesir deplasmanından beşlik olup dönecekti.

Bundan sonrası onların sorunu…

Hafta boyunca çalışıldığı her halinden belli olan duran top organizasyonlarında taç atışı kombinasyonları zaman zaman aksasa da oyuna zenginlik katan Balıkesirsporlu oyuncular, topu ayağa oynarken, yapılan doğru pas tercihleriyle maç boyunca rakibine üstünlük sağladı.

Kaptırılan toplarda rakip yarı alanın ilk metrelerinden itibaren uygulanan baskı, kırmızı-beyazlı oyuncuların enerjisini maç sonuna taşımasına engel olmadı. Bu durum, son on dakikada bazı oyuncularda kendisini biraz hissettirse de sezonun dördüncü maçı için hiç de kötü değil.

Hele ki sezon başında “Küme düşer” veya “Çoluk çocuk” denilen bir takımın ortaya koyduğu bu görüntüye “Şaşırtıcı” demekten ziyade, Bülent Ersoy’un ‘Fevkaladenin fevkinde’ yakıştırması daha şık olur.

Yeni transferlerin ardından Ali Tandoğan’ın kadro tercihinin nasıl olacağını herkes merak ediyordu. O, “Hak eden formayı alır” diyerek, yaktığı sinyali Ümraniyespor karşısında sahaya sürdüğü ekiple devamlılığı olan bir enerji kaynağına çevirdi.

Memleket çocuklarından Oğuzhan Çapar, Furkan Çil ve Rahmi Anıl Başaran’a hakkını teslim eden Ali Tandoğan, maçın ilerleyen bölümlerinde Celal Emir Dede ve Serdar Güncü’yü galibiyet coşkusuna ortak ederek, onları kazanmak adına her yolu deneyeceğini bir kez daha haykırdı.

Takımın yenilerinden Antonio Mrsic, sezon öncesi hazırlık çalışmalarının ikinci bölümünden bu tarafa ekiple birlikte olmanın avantajıyla kırk yıldır kırmızı-beyaz formayı giyiyor gibi göründü.

Kumaşın kalitesi, ayağına aldığı her topta kafasını kaldırıp, arkadaşlarını aramasından belli oluyor. Mecburiyetten biraz daha savunmaya yakın görev yapmış olsa da usta işi kullandığı serbest vuruşlar, bu ligde fazlasıyla iş yapacağını daha ilk maçtan gösterdi.

İstanbulspor’dan transfer edilen İbrahim Halil Çolak, oynadığı sürece etkili görünse de fiziksel olarak henüz hazır olmadığı gözlerden kaçmadı.

Udinese’de kiralanan ve Mali milli takımının maçları nedeniyle takıma en son katılan oyuncu olan Aly Malle, ayağının tozuyla Atatürk Stadyumu’nun çimine basar basmaz, golle burun buruna geldi. Savunma oyuncularını zorlayıp, şut açısı bulduğunda vurduğu topu Ümraniyespor kalecisi Burak Öğür, çıkarmasa Aly Malle için inanılmaz bir sezon başlangıcı olabilirdi. İnşallah, bir sonraki maçta o da olur.

Kırmızı-beyazlı ekibin teknik adamı Ali Tandoğan, maç boyunca en az oyuncuları kadar efor sarf etti. Her ne kadar fit durumda olsa da 90 dakika boyunca 2-3 kilo vermiş olma ihtimali yüksek. Maçı kenarda yaşayıp, oyuncularına gerekli yönlendirmeleri zamanında yaptı. Onların sevincine fazlasıyla ortak olup, hatalarında ise uyarmayı ihmal etmedi.

Tüm bunlardan sonra basın toplantısına girip, sevincini ve duygularını paylaşması gereken Ali Tandoğan’ın yerine Altay maçından sonra olduğu gibi bu görev yine Mustafa Ati Göksu’ya düştü.

Türkiye Futbol Federasyonu’nun bu duruma acil olarak bir çözüm üretmesi gerekiyor. Ali Tandoğan ile birlikte çok sayıda genç teknik adama aynı kaderi yaşatan UEFA Pro Lisans kriterlerine Türkiye Futbol Federasyonu’nu tarafından bir formül bulunmalı. Sahada çalışanlar ile evde yatanların farkı çok geç olmadan görülmeli ve bu teknik adamların şevki daha fazla kırılıp, sabırları zorlanmamalı.

Maçın hakemi Bülent Birincioğlu, kendi standardında ama genel anlamda vasat bir müsabaka yönetti. Zaman zaman geç çaldığı düdükler kadar benzer pozisyonlarda çalıp çalmadıkları da standardını bozdu. Sarı kart ve kırmızı kart uygulamaları genel olarak doğru göründü. Ancak Ümraniyespor’un 11 forma numaralı oyuncusu Emircan Altıntaş’ı 81 dakika sırtında taşımamalıydı.

“Sarı kartlar” demişken, Balıkesirspor, maçı 6 sarı kartla tamamladı ki bu kartların 3’ü maçın son bölümünde zaman geçirmeye yönelik hareketlerden çıktı. Bu kartlar, maçı kazanmak adına mubah görülebilir ama uzun lig maratonunda can sıkabilir.

Bence’ye Ümraniyespor Teknik Sorumlusu Ahmet Taşyürek’in sözleriyle başlamıştık, onun maç sonunda sarf ettiği “Ayaklarımız, yer basmadı” sözüyle de bitirelim ki bizim ayaklarımız hep yere bassın.